Sevgili ile sohbet (II)

Evet,ne diyordum en son.Seni çok özlüyorum demiştim.Özlüyorum ama bu özlem ve bekleyiş benden bir şeyler alıp götürmüyor.Hani Niche der ya;”öldürmeyen acı beni güçlendirir” diye.Bu özlem ve bekleyişte böyle,ne gözlerden ıraklığın getirdiği yürekte ıraklık nede öyle bezdirici acılara sebep oluyor.Her geçen daha fazla alışmama,daha fazla sevgimin coşkunluğuna yol açıyor.Kokuna kenetlenen bir iç çekişe dönüşüyor her nefes alış-verişim.

 

Çünkü her yokluğun ve bu yokluk anlarında sana gelme isteğim daha çok arattırıyor sıcaklığını yüreğime.Ve ararken yüreğim o anne,o çocuk,o sevgili,o kadın sıcaklıklarını daha güçlü atıyor sana taraf…

 

Bi bilsen yokluğunda yüreğim ne yeminler ve dürüst vaatlerde bulunuyor,duyamıyor olsa da o güzel yüreğine.Seni nasıl içine sığdıramadığını bi bilsen.

 

Sonra kuruntular,kaygılar,endişe ve sorunlar olmuyor mu?Oluyor elbet.Ama bunlar sevgimizi yıkmadıkça,kırmadıkça kalplerimizi,korkutmadıkça gözlerimizdeki ışıltıları;o vakit sorun olamıyor,gölge düşüremiyorlar umutlarımızın,mutlu geleceğimizin üzerine.Herkes gibi basit ve gündelik yaşamın geldi-geçti yaşantıları işte,kimseninkisin den fazla olmaya cesareti olmayan…

 

Bir itirafta bulunayım,yalan yok senle acılarımı halen paylaşmayı beceremiyorum.Beceremeyişim istemeyişten geliyor sanırım.Şimdi bana kırılır,”neden acılarını paylaşacak kadar yakın ve güvenli bulmuyormusun beni”diyebilirsin oradan!Ama benim güzel sevgilim;sana dayanarak,güvenerek koskoca bir gelecek  yatırımı yapmadık mı?Hiç tenezzül etmediğim hayatı sen için,sen olacağın ve senle olacağı için tekrar yaşanabilir sayamıyor muyum?

 

Benimkisi sadece senin mutluluk kuşağı rengine bürünmüş gülücüklerine bir şeylerin kara çalması ihtimalinde yaşadığım korkulardır.Senle gülücüklerimi,senle sevinçlerimi,senle geleceğin vazgeçilmezi küçük kızımızın cam yeşili gözlerindeki umudu paylaşmak istiyorum sadece…

 

Sen gülünce nasıl bir sevinç doluyor içime,nasıl gözlerinde baharın gelişindeki sıcaklık yüreğime işliyor biliyorsun.Beni hiçbir şey yıkamaz,hiçbir şey yok edemez sen var oldukça.Ben inanıyorsam eğer bir şeye,tanrı almadıkça canımı ben “off” bile demem,direnirim tanrısal acılara bile göğüs gerercesine!

 

Belki de yanılıyorumdur bir konuda!Senle paylaşmıyorum dediğime bakma,sen anlamıyormusun zaten içimden geçen her şeyi nefesimin renginden?Kelimelerimin gürültüsünden?Benimkisi belki de bilmemen gerektiğine dair bir inanç ve istek,her ne kadar gerçekleştiremiyor olsam da.

 

Ama düşünsene bir;hayatımdan kendimden söz ettiğim,kendi mahremiyetimi becerebildiğim kadar aktardığım,en azından bu işe kalkıştığım,kalkışmaya değer bulduğum tek insansın sen!!!Öyle özel,öyle yeri,önemi anlatılmazsın ki ben için.Ne söylesem nafile,yitik,boynu kırık sözcükler kalır geriye…

 

Gene bir sohbeti özlemle bitireceğim için üzgünüm ama…Maalesef seni çok özledim ben,çok fazla düşüyorsun aklıma(bakma böyle dediğime,çıktığın an bile yok yeminle)çok fazla yüreğim üşüyor yokluğunda.Halbuki biz ne çok görüşebiliyor ve konuşabiliyoruz.Ama şu bir telefonu kapatışın,bir kameranın kapanışı ve görüntünün bitivermesi….Öyle zor geliyor,öyle çok yoruyor ki beni.Her öylesi anda inanılmaz ağır geliyor özlemin,en fazlada senle olduğum zamanların ertesindeki yokluklar!!Çok yakıcı ve sevgimizi aşağılayıcı oluyorlar.

 

Ama olsun,ben her şeye rağmen şükür ediyorum.Ya senle yazışamaz,yazışmalarımız günler sonra ulaşsaydı bir diğerimize!Seslerimiz yetişmeseydi,karışmasaydı birbirine!Sonra azda olsa tutuşamasaydı ellerimiz,gözlerimiz arada hiç bir şeyin olmadığı açıklık ve çıplaklıkta birbirine dalmasaydı?Ne olurdu o vakit?nasıl çekilir ve katlanılır olurdu uzaklıklar,mesafeler…

 

Seni çok sevmenin onuru,sevinci,guru ile…Sen gibi kutsal ve kadim yürekli bir sevgilinin gözlerinden öpebilmenin yürek doygunluğu ve şadlığı ile....Bin şükürler olsun seni yaratan ve yaratılmasına sebep olanlara!!Milyon şükürler!!!....Devam edecek….

 

Yorum Yaz